AZİZENİN GÜNLÜĞÜ 13

Spread the love
Reklamlar

AZİZENİN GÜNLÜĞÜ 13

Staj, ailevi sorunlar, evlilik hazırlıkları derken artık kendime zaman ayıramadığımı fark etmiştim. Uzun süredir arkadaşlarımla vakit geçirmiyor aldığım son romanları dahi okumuyordum. Bu yaşıma kadar ailemi mutlu etmek, onların isteklerini yerine getirmek için elimden gelen her şeyi yapmıştım. Ailemin isteği üzerine kendi sevdiğim bölümde bile okuma fırsatım olmamıştı. Peki ya sonuç ne olmuştu ? Öz babam beni hırsızlıkla itham etmişti. Yirmi bir yılda beni hiç tanıyamamış ne yazık …

 

Bu olaydan sonra ne okuduğum bölüme dair şeyler  ne de aileme karşı hiçbir şey yapmak gelmiyordu içimden.

 

Muayenehanede babamla yaşadığımız tartışmadan sonra çantamı alıp çıkıp gitmiştim ofisten. Kendimi hemen deniz kenarına atmıştım. Deniz kokusu her zaman iyi gelirdi. Bu kadın neden yapmadığım bir şey söylemişti babama? Peki ya babam neden inanmıştı ona? Daha önce ki yaz tatillerinde de  babamın ofisine gidip yardım ederdim. O zamanlar Şeyma Hanım çok sevecen çok cana yakın  davranırdı. Şimdi ne değişmişti de iftira atacak düzeye gelmişti durum.

 

Böyle bir konuda babamın yanımda olmasını beklerken karşımda duruyor olması çok gücüme gitmişti. Akşam eve gitmek istemiyordum. Babam ve annemle konuşmak istemiyordum. Ertesi gün ofise gidip Şeyma Hanımın (hla hanım diyorum) suratını görmek istemiyordum. Bu saçma bölümü okumak istemiyordum. Keşke üniversite birinci ya da ikinci sınıfta olsaydım o zaman bölümümü kolayca değiştirebilirdim. Fakat şu an bunu yapamazdım. Çünkü şimdi son düzlükteyim ve bir an evvel ailemin himayesinden çıkmak zorundaydım. O yüzden bu staj işine başka bir özel klinikte devam etmeliydim. Evet evet kesinlikle böyle olmalıydı. Hemen gidip Mahir’i bulmam gerekiyordu. Çünkü  Mahir’in arkadaşı Okan bizim fakülteye yakın bir klinikte yapıyordu stajını. Belki patronuyla görüşüp durumu anlatırsam beni anlar ve yardımcı olurdu.

 

Bu fikri hemen uygulamaya koymalıydım. Oturduğum banktan kalkıp yirmi adım ilerideki telefon kulübesinden Mahirlerin evini aradım. Ama açan olmadı. Ben de  dernekte olabileceğini düşünüp derneğe gittim. Maalesef  Mahir orada da yoktu. Ama pes edemezdim. Belki eve dönmüştür diye Sevim teyzelere gitmeye karar verdim. Ben gidene kadar hava çoktan kararmıştı. Şansıma kapıyı Raşit amca açmıştı.

 

Aaa Azizeciğim  seni gördüğüme sevindim. Geleceğini bilmiyordum. Gel içeriye dedi. Ama içeri girip olup bitenleri Sevim teyzeye anlatacak ne zamanım ne de gücüm vardı. Gelmeyeceğimi söyleyip Mahir’i çağırmasını rica ettim. On dakika sonra Mahirle birlikte evlerinin yanındaki küçük, şiirin, etrafı yeşilliklerle dolu olan çay bahçesindeydik. Olan biteni Mahir’e anlattım. Ve artık ailemle kalmak istemediğimi Defnelerin öğrenci evinde kalmayı düşündüğümü de söylemiştim. Ama bu son cümlemi söylememle birlikte Mahir’in de tepki göstermesi bir oldu.

 

Azize abartıyorsun. Şu an mantıklı düşünemiyorsun. Ailenin yanından çıkıp başka bir yere gidemezsin Ailenle sorunların olsa da onlar seni korur. Kaldı ki ben ortada bir sorun göremiyorum. Kız başına nasıl yapacaksın o tarz ortamlarda ?

 

Mahir’in kurduğu cümlelere inanamıyordum. Özgürlüğü, eşitliği savunan adam karşıma geçip neler diyordu böyle. Bana atılan iftirayı umursamıyor, görmezden geliyor ve emrederek konuşuyordu.  Bugün sevdiğim ikinci adamdam yediğim ikinci darbeydi bu.

 

Senden beni anlamanı ve yanımda durmanı beklerdim ama bugün anladım ki ben sizleri tanımadan yaşamışım ne yazık ki dedim ve sinirle kalktım masadan.

 

YAZAR: GÜNEŞ (TUĞBA)

 

UYARI: ŞİİRLERİM VE HER TÜRDEN YAZDIĞIM YAZILARIM TELİF HAKKINA SAHİPTİR. HEPSİ ÜZERİME KAYITLIDIR VE HER HAKKI SAKLIDIR. HERHANGİ BİR ÇALINTI DURUMUNDA İŞLEM BAŞLATILICAKTIR!

 

ŞAİRDEN NOT: AŞK BAHÇESİNDE SOLMAYAN NADİDE ÇİÇEKLER GİBİSİN SONRA BAKIYORUM KÖKÜN GÖKYÜZÜNDEN RENGARENKLİĞİN GÖKKUŞAĞINDAN GELİYOR SONRA DEDİĞİN O SÖZ AKLIMA GELİYOR MAVİYDİ BİZİM SEVDAMIZ SİMDİ İSE GÖKYÜZÜ OLDU SONSUZLUĞA…        YAZAR-ŞAİR: TAYFUR BOZKURT  

 

azize acaba ne karar verecekti

38.2566427.1450112