AZİZENİN GÜNLÜĞÜ 8

Spread the love
Reklamlar

AZİZENİN GÜNLÜĞÜ 8

Şükürler olsun ki bana göre formalite olan evrak düzenleme, kayıt alma işi bitmişti. Yani bu hafta Şeyma Hanımla birlikte çalışmayacaktım. Artık insanların sorunlarına çözüm olabilecek çalışmalar içine girmemin vakti çoktan gelmişti diye düşünüyordum. Fakat sevgili babacığım yani patronum, işveren denmesi kulağa daha çok hitap ediyormuş gibi emir veren pozisyonunda gözükmek istemiyormuş sevgili. Her neyse ne! bu hafta da bana gerçekten bir şeyler öğretmeyi düşünmüyor gibiydi ama Şeyma Hanımla da bütün dosyaları bitirmiştik. Boş boş zaman geçirtmezdi heralde en azından dolgu malzemeleri hazırlamayı belki dolgu yapmayı bile öğretebilirdi.

Babamla birlikte yine her zaman ki aynı sessizlikle işyerimize vardığımızda babamında duyabileceği bir ses tonunda Şeyma Hanım bu hafta ki görevim nedir acaba geçen hafta dosyaları bitirmiştik dedim, babamdan gelecek bir tepki bekleyerek. Şeyma Hanım hazırlamış olduğu programı bana uzatarak merak etmeyin Azize Hanım hafta sonu görev listenizi hazırladım dedi. Babam odasına geçerken bende hızlıca listeye göz attım.

O da ne! Geçen hafta bitirdiğimiz dosyaları tekrar inceleyip, Üniversite birinci sınıfta okuyup bitirdiğimiz oxford diş hekimliği el kitabını bitirmem ve gelen hastaları bekleme odasına geçirmem için Şeyma Hanımdan nezaket adabı öğrenmem gerekiyormuş. Bu ne saçmalık ! Hadi biten dosyaları tekrar gözden geçirmeyi anlarım da nezaket adabı öğrenmek ne demekti. Bu kadına iyice gıcık olmaya başlamıştım. Bu ne cüretti, nereden alıyordu bu cesareti? Kaç yaşına gelmiştim elbette insanlara nasıl davranmam gerektiğini biliyordum. Öfke mi kontrol etmeye çalışarak yanına gittim Şeyma Hanımın. Sesimin tonlamasına özen göstererek bu görev listesini tek başınıza mı hazırladınız dedim. Bir müddet cevap almayı bekledim. Cevap vermeyince  sorumu duymadığını düşünüp tekrar sormaya hazırlanırken Azize Hanım siz burada stajyersiniz. Bende sizden üstün bir statüdeyim. Bu konu hakkında size bilgi veremem dedi ve muayenehane odasına yöneldi. Camlı bölmeden babamın kulağına birşeyler fısıldadığını gördüm. O an daha da bir itici göründü gözüme.  Kendimi ne stajyer ne de buraya ait olarak hissettim. Stajımı başka bir yerde yapsam bu kadar tepki görmez ve soğuk davranışlarla karşılanmazdım  diye düşündüm.

Ben kendi içimde küçük çaplı bir sinir krizi geçirirken babamda hastasının işini bitirmiş, uğurluyordu. Hasta gider gitmez Azize Hanım sizi hemen odamda bekliyorum dedi babam. Beraber odaya girdik, Babam kapıyı biraz sert bir şekilde kapattı. Bir an irkildim. Ne oldu baba dedim. Babam ses tonu yüksek bir şekilde kurallara neden uymuyorsun? Neden her şeyi öğrenmeye çalışıyorsun? dedi. Elimden geldiğince hitap etme konusuna dikkat ediyorum, kurallardan kastınız nedir babacığım? Zaten söylediklerinizi yerine getiriyorum. Ayrıca fark ettiniz mi bilmiyorum ama ben zaten buraya öğrenmeye pratik yapmaya geldim. Söylediklerinize bir anlam veremiyorum dedim.

Babamın verdiğim cevaba sinirlendiğini sesini daha da yükseltmesinden (neredeyse bağırma derecesindeydi) anlamıştım ama sinirlerine dokunacak kelimeler de kullandığımı düşünmüyordum. Anlayamıyordum. Staja başladığım günden itibaren babamda bir değişiklikler olmuştu. Neydi bunun sebebi, sorsamıydım acaba. Ama bunlar özel mevzular burası yeri değil deyip konuşmayı kökten kapatabilirdi.

Şeyma Hanımı oldukça zorluyorsun gibi görünüyor. Kadıncağız epey uğraşıyor seninle. Sana laf anlatmaktan kadıncağızın gözlerinin feri söndü, hastalarla eskisi gibi konuşamıyor bile dedi babam.
Sekreter hanım oturduğu yerden bana direktifler vererek kendi işlerini bile bana yaptırıyorken babamın böyle söylemesi beni çileden çıkartıyordu. Neydi bu kadının amacı? Babam benim nasıl olduğumu bilmezken nasıl da bilebiliyordu yanında çalışan bir insanın halini?

UYARI: ŞİİRLERİM VE HER TÜRDEN YAZDIĞIM YAZILARIM TELİF HAKKINA SAHİPTİR. HEPSİ ÜZERİME KAYITLIDIR VE HER HAKKI SAKLIDIR. HERHANGİ BİR ÇALINTI DURUMUNDA İŞLEM BAŞLATILICAKTIR!

 

38.42373427.142826