AZİZENİN GÜNLÜĞÜ 7

Spread the love
Reklamlar

AZİZENİN GÜNLÜĞÜ 7

Koşuşturmacayla geçen bir dönem tatilinden sonra okulu bitirebilmemiz için son dönemde staj yapmamız gerekiyordu. Şanslıydım ki babamın muayenehanesi vardı. Diğer arkadaşlarım gibi staj yeri aramakla uğraşmayacaktım. Zaten o dönemde az sayıda  özel klinikler vardı. Mahir de babamın yanında yapacaktı stajını. Ama sadece bir gün görüşebilecektik Mahirle. Çünkü staj günlerimiz hafta da üç gündü.

            Stajın ilk günü erkenden uyanıp kahvaltıyı ben hazırlamıştım. Ailecek kahvaltımızı yaptıktan sonra babamla birlikte çıktık evden. Babama  bugün beni çok yormazsınız herhalde sevgili babacığım dedim alaycı bir şekilde. Babamda benden bu cümleleri duymayı bekliyormuş gibi ‘’Azizeciğim, senin baban olmam sana iltimas gösterebileceğim anlamına gelmiyor güzel yavrucuğum benim. Herkesin geçtiği yollardan senin de geçmen gerekiyor ki bir şeyler öğrenip kendini geliştirip zamanla kendi muayenehaneni açabilmen lazım. Yol babamın nasihatleriyle geçiyordu neredeyse kurduğum cümleye pişman olacaktım ki Allahtan Sami amcayla karşılaşmıştık  babam da beni unutmuş, sohbete dalmıştı.

Kliniğe vardığımızda babam hemen sekreter Şeyma Hanım’a bana hasta bilgilerinin nasıl düzenlendiğini anlatmasını isteyerek odasına geçip işlerine koyulmuştu. Şeyma Hanım da babamın talimatına uyarak hızlı bir giriş yaptı. Bir buçuk saat sonra  aralıksız devam eden bu dersten çok sıkılmıştım. Sonuçta her kişiye aynı işlem yapılmıyordu ama aynı notlar düşülüyordu ama Şeyma Hanım her dosyayı sanki bir önceki dosyadan farklıymış gibi anlatıyordu. Bir ara fırsatını bulup babamın odasına yönelmiştim ki Şeyma Hanım beni hemen fark edip durdurdu. Azize Hanım, Fahri Bey odasından dışarı uzun süre çıkmamışsa önemli çevirirlerle uğraşıyordur ve rahatsız edilmek istemez dedi. Ben de benim Fahri Bey’in kızı olduğumu biliyorsunuz herhalde deyiverdim ukalaca. Şeyma Hanım, evet tabi ki biliyorum fakat babanız iş konusunda çok hassastır ve ne kadar yakını olursa olsun belirli bir seviyede yaklaşır dedi. Şeyma Hanımın söyledikleri sinirime dokundu. Ben kızı olarak babamın nasıl davrandığını ondan daha iyi bilirdim elbette. Söylediklerini duymazlıktan gelerek odaya tekrar yöneldim. Kapıyı tıklatıp içeri girdim. Babacığım ne zaman gerçek bir işle meşgul olacağım acaba çünkü bu formaliteleri çoktan öğrendiğimi düşünüyorum da dedim. Babam sinirli bir şekilde kafasını kaldırdı ve bana bu zamana kadar hiç görmediğim bir bakış atıp Azize Hanım öncelikle şunu söylemeliyim ki ben sizin patronunuzum ve karşılıklı saygı çerçevesinde birbirimize hitap etmeliyiz. Lütfen bir daha ofis içerisinde yakınlık dereceleri kullanmayalım. Zaten bugün yolda da size bunu söylemeye çalışmıştım. Diğer konuya gelecek olursak da merak etmeyin ben programınızı oluşturdum. Ne zaman ne yapmanız gerektiği size Şeyma Hanım tarafından bildirilecek dedi. Ben şaşkın bir halde odadan çıkarken neden bu kadar resmi davranmamız gerektiğini düşünüyordum. Sonuçta babama baba diyordum ne vardı yani bunda. Ayrıca çok da hoş olurdu bence. Çünkü bir aile ortamı oluşturarak insanlara daha çok güven verebilir ve gerginliklerini azaltabilirdik. Öğleden sonra da Şeyma Hanımın anlatttıklarını dinlerken daha doğrusu dinliyor gibi gözükürken şu resmiyet meselesini oturtmaya çalışıyordum kafamda. İlk günüm sıkıcı ve stresli geçmişti. Akşam eve dönerken de hiç konuşmamıştık babamla.

YAZAR: GÜNEŞ

UYARI: ŞİİRLERİM VE HER TÜRDEN YAZDIĞIM YAZILARIM TELİF HAKKINA SAHİPTİR. HEPSİ ÜZERİME KAYITLIDIR VE HER HAKKI SAKLIDIR. HERHANGİ BİR ÇALINTI DURUMUNDA İŞLEM BAŞLATILICAKTIR!

 

38.42373427.142826