AZİZENİN GÜNLÜĞÜ 5

Spread the love
Reklamlar

AZİZENİN GÜNLÜĞÜ 5

Mahir lacivert şortu, omzuna attığı havlusu ve parmak arası terlikleriyle ilk defa deniz gören çocuklar gibi ürkek ürkek bakıyordu etrafına ve gözleri pazarda annesini kaybetmiş çocuklar gibi beni arıyordu. Bense Mahir’i fark edince olduğum yerden biraz daha kalabalık bir alana geçmiştim. Çünkü onu bu halde görmek hoşuma gitmişti. Keşke bu anı fotoğraflaya bilseydim. Sonra hızlıca kalabalığın arasından sıyrılarak Mahir fark etmeden yanına gittim ve elini tuttum. Beni görünce suratına kocaman bir gülümseme yerleştirdi, bende seni arıyordum dedi. Birlikte havuza doğru yürümeye başlamıştık. Mahir sarı sana çok yakışıyor böyle her halinle zarif olmanda ayrı bir başımı döndürüyor dedi. Yanaklarım hafiften kızarmıştı böyle zamanlarda yanaklarımın kızarmasından nefret ederdim. Çünkü hemen beni ele verirlerdi. Sessiz bir şekilde teşekkür ederim dedim.

Suya yaklaştıkça mahir elimi daha da sıkı tutuyordu. Bende kendini güvende hissetmesi ve sakinleşebilmesi için suyla ilgili küçükken yaşadığım birkaç hikayeyi anlatıyordum. Mahir’i havuzun kenarına oturtup suya girdim. Mahir ayaklarını bile suya sokmak istemiyordu. Yanına yaklaşıp korkma kötü bir şey olmayacak sevgilim dedim. Bir müddet yani mahir oturmaktan sıkılana dek havuzun kenarında oturdu. Bu arada bende alışması için Mahir’in yanına oturup ayaklarımla ayağına su sıçratıyordum. Sonra birden tamam Azize hazır hissediyorum, hadi havuza girelim dedi. Bende tekrardan korkma sevgilim ben yanındayım kötü bir şey olmayacak en azından içimizden biri yüzme biliyor dedim. Mahir alaycı bir şekilde pek sayılmaz geçen günkü olaydan sonra çok da iyi bir yüzücü olduğun söylenemez dedi. Mahir suya girmekten vazgeçmesin diye sadece merak etme burada öyle bir durum olmaz çünkü su boynumuza bile zor geliyor dedim.

Birkaç saat suda zaman geçirdik. Mahir önceden gösterdiği ürkekliğine rağmen gösterdiğim hareketleri ve yapması gerekenleri hızlı bir şekilde kavrayıp uyguluyordu. Öğrenmeye meraklıydı. İlerleyen zamanlarda benden bile daha iyi bir şekilde yüzebilirdi.  Buna çok sevinmiştim. Çünkü ben suda vakit geçirmeyi, yüzmeyi, dalmayı, suyun altında nefes tutmaya çabalamayı çok severdim. Eminim ki Mahir yüzmeyi öğrendiğinde kendim gibi bir yüzme arkadaşım olmuş olacaktı.

Sudan çıkıp şezlonglarda biraz nefeslendikten sonra duş alıp üzerimizi değiştirmiştik. Binadan dışarıya adım attığımızda zamanın nasılda çabuk geçtiğini anlayamamıştık. Çoktan hava kararmış, saat yedi olmuştu. Bir an evvel vapura yetişmemiz gerekiyordu. Değilse bizimkiler meraktan ölebilirdi. Koşa koşa iskeleye vardık. Mahir biletleri almak için gişeye gitmişti. Bense etrafta çok az insan gördüğüm için iyice telaş yapmıştım. Mahir yanıma geldiğinde kötü hava şartları nedeniyle bütün seferler iptal edilmiş, yarın sabaha kadar vapur seferleri olmayacakmış dedi. Bunun üzerine daha da panikledim. Çünkü annem çok kızacaktı. Telefon kulübesinden evi aradım ama açan olmadı. Mahir’in ailesinin İstanbul’dan yeni aldığı eve de henüz telefon bağlanmamıştı. Büyük ihtimalle zaten ailelerimiz beraberdi ama nasıl haber verecektik bu gece dönemeyeceğimizi. Bir saat sonra tekrar şansımı denemek için evi aradım. İlk çalmada açıldı. Annem iyi olduğumuzu duyar duymaz hemen kızma safhasına geçmişti. Birkaç dakika söylendikten sonra telefonu babama vermiş, baban bir hal çaresi bulur nasılsa demişti ahizeden uzaklaşırken annem. Telefonu alan babama da durumu anlattıktan sonra babam Pyrgos Hotel’de tanıdıklarının olduğunu ve hemen arayıp bizim için yer ayırtacağını gidip kalabileceğimizi söyledi.

Otele vardığımızda akşam yemeği henüz başlamamıştı. Odalarımıza gidip biraz dinlenirken Mahir’in yan odamda olduğunu bilmek kalbimin daha da hızlı atmasına sebep oluyordu. Yarım saat sonra yemekte buluşmuştuk Mahirle. Siparişlerimiz verdiğimizde Berlin – Take My Breathe Away- şarkısı çalıyordu. Mahir’in dans etmeyi sevmediğini bildiğim için yakında sana dans etmeyi de öğreteceğim hiç merak etme dedim. Birbirimize bakıp gülüştük. Yemekten sonra tekrar odalarımıza döndük. Çok bir zaman geçmemişti ki kapım çaldı. Açtığımda Mahir’i gördüm karşımda. Bu gece seninle uyuyabilir miyim, diyordu.

YAZAR: GÜNEŞ

UYARI: ŞİİRLERİM VE HER TÜRDEN YAZDIĞIM YAZILARIM TELİF HAKKINA SAHİPTİR. HEPSİ ÜZERİME KAYITLIDIR VE HER HAKKI SAKLIDIR. HERHANGİ BİR ÇALINTI DURUMUNDA İŞLEM BAŞLATILICAKTIR!

 

38.42373427.142826