AZİZE’NİN GÜNLÜĞÜ 3

Spread the love
Reklamlar

AZİZE’NİN GÜNLÜĞÜ 3

Ey sevgili ne güzel

                        Hayatıma girdiğin gün ne kadar özel

                        Gökyüzünde kuşlar dans ederler

                        Yıldızlar gecelere bizi yazarlar

     Bu güzel anı bozmamak için evet dedim sonrasında bir şekilde Mahir’e durumu anlatırdım.  Sevdiklerimle birlikte olduğum hayatımın en özel bu mutlu anımda kendimi bu ortama tam da veremiyordum. Kafamın içinde aileme bu durumu nasıl açıklayacağımı tasarlayıp duruyordum.

Kutlamanın sonuna doğru fırsat bulup Mahir’i bir köşeye çekebildim.

Sevgilim bugün beni çok mutlu ettin hayatımın geri kalanını seninle geçirmeyi kabul ettim lakin içim rahat değil. Çünkü mektuplarımda da bahsettiğim ailemle yaşadığım tartışmalar bizimle ilgiliydi. Annem birbirimize yazdığımız şiirleri bulmuş ve devrimci olduğunu da anlamış. Babama durumu anlatmış. Babam büyük tepkiler göstermedi ama onaylamadığını belirten cümleler kurdu. Seni çok seviyorum ama ailemi de karşıma almak istemiyorum. Bilirsin bu dünyada en önemli varlık ailedir. Bu yüzden onlara karşı bir saygısızlık yapmak istemem, aileme karşı gelmek istemem. Ama sende benim ailem olacaksın. O yüzden bir orta yol bulmamız gerekiyor.

Mahir bir müddet sessiz kaldı. Sonra ne tuhaf ki bende aileme senden bahsettim Azize. Anneme fotoğrafını gösterdim, çok sevdi çok beğendi seni. İlk fırsatta seninle tanışmak istediler. Lakin anlayamıyorum senin ailen beni görmeden bilmeden neden beni sevmediler dedi.

Mahir’in bu sözleri ailemin olaylara ne kadar ön yargılı yaklaştığını görmemi sağladı. Gerçekten de birkaç cümleyle bir  insanı  tanımak nasıl mümkün olabilirdi. Yüz yüze konuşmadan, mimiklerini tavırlarını görmeden bir insanı sevmediğini nasıl anlardın?

Ben bunları düşünürken Mahir ‘’olsun maça bir sıfır yenik başlayacak olsam da aileni ikna etmek için elimden gelenin en iyisini yapacağım’’ dedi.

Birkaç hafta sonra ailemle akşam yemeği yerken kapı çaldı. Kimseyi beklemiyorduk. Babam kapıyı açmaya gitmişti ki aklıma Mahir’in iki gün önce söylediği ‘’Azize aileni öyle ya da böyle ikna edeceğim sensiz yaşayamam, babanın muayenehanesine gidip konuşacağım’’ sözleri geldi. Annemle birlikte salonun kapısına merakla bakarken içeriye saçları arkaya doğru taranmış, jilet gibi takım elbisesi ve elinde çiçeğiyle giren Mahir’i gördüm. Heyecan ve şaşkınlıktan Mahir deyiverdim. Annem de şaşkın şaşkın babama neden içeri davet ettin der gibi bir bakış attıktan sonra Mahir’e oturmasını söyledi. Mahir hemen konuya girdi.

Efendim bu vakitte sizleri rahatsız ettiğim için özür dilerim. Lakin benim ve kızınız için mühim olan bir konu için buradayım. Ben Samsunluyum. Buraya yani İstanbul’a okumak için geldim. Küçüklüğümden itibaren hayalim olan diş hekimliği bölümünde kızınızla aynı sınıfta okuyorum. Kızınızı gördüğüm ilk günden beri seviyorum ve saygı duyuyorum. Çünkü Azize bu bölümü sizin için okuyor ama hayallerinden ve sevdiği şeylerden vazgeçmeyerek. Sizi çok önemsediği, sevdiği için bunu yapıyor ve oldukça da başarılı. Ben kızınızla ciddi düşünüyorum ve sonuna kadar gideceğim. Azizenin düşünceleri benim için çok kıymetli onun mutlu olması üzülmemesi için her şeyi yaparım ve yapacağım. Kızınız da beni seviyor. Sizden ricam bizim hakkımızda bize bir şans vermeniz, zannettiğiniz gibi kötü bir insan değilim. Fırsat verin zaman içinde size kendimi tanıtayım, dedi.

Ben masanın başında babamın vereceği tepkiyi beklerken söze annem girdi.

Oğlum biz kızımızı emin ol senden daha iyi düşünürüz. Bu mesleği seçmesinde de ona fırsat verdik, zorlamadık, Azize seçimini kendisi yaptı. Bu konuşmaları yapmak senin haddine değil dedi. Seni de kötü ya da iyi diye sınıflandıramayız. Çünkü seni ve aileni tanımıyoruz.

Babam ‘’hanım tamam çocuk kötü bir şey söylemedi. Bak kızımıza değer veriyor ki buralara kadar gelmiş’’ dedi. Oğlum biz şans vermek falan bilmeyiz, niyetinin ciddi olduğunu, kızımı sevdiğini söyledin. Madem öyle aileni alıp gel sizi daha iyi tanıyalım. Bu işin adı da konmuş olsun ki etrafa malzeme vermeyelim.

Bu olayın yaşanmasıyla içimde ki kötü hisler yerini musmutlu hayallere bırakmıştı.

YAZAR: GÜNEŞ

YAZAR – ŞAİR: TAYFUR BOZKURT

 

UYARI: ŞİİRLERİM VE HER TÜR YAZILARIM TELİF HAKKINA SAHİPTİR. HEPSİ ÜZERİME KAYITLIDIR. HERHANGİ BİR ÇALINTI DURUMUNDA İŞLEM BAŞLATILICAKTIR!

 

38.42373427.142826